UNUTULMUŞLUĞUN ÖYKÜSÜ VEYA MÜLTECİ OLMAK…

28 Aralık 2016, 11:51
UNUTULMUŞLUĞUN ÖYKÜSÜ VEYA MÜLTECİ OLMAK…
Mehmet Arif Koçer

Hafta sonu, Mülteci-Der isimli iltica alanında değerli çalışmalar yapan bir derneğimizin ev sahipliğinde “Entegrasyon ve sınır politikaları çerçevesinde  mültecilerin içselleştirilmesi ve/ya dışsallaştırılması” konulu 2 günlük bir toplantıya Mazlumder adına katıldık. İlk gün değerli akademisyenler ve sahada çalışan aktivist gönüllülerin yaptığı sunumları dinledik. İkinci gün ise konu hakkında katkılar, sorular, eklemeler yapıldı. Sunulan istatistiklere göre durum çok vahim. Dünya yüzünde, 65.3 milyon insan zorla yerinden edilmiş, 230 milyonu ise doğduğu ülkenin dışında yaşamakta. Bu ise dünya küresel nüfusunun yaklaşık % 3 üçüne denk geliyor. 21.3 milyon insan 2015 yılı sonu itibariyle dünyada mülteci konumunda bulunuyor. 10 milyon insan dünyada “vatansız” durumda. 40.8 milyon kişi ise, ülkeleri içinde yerinden edilmiş konumda bulunuyor.

Mültecilik bugün ve gelecek açısından en önemli insan hakları sorunu olarak görünüyor. Zira, otoriter zalim devletlerin baskısı, iklim değişiklikleri gibi sebeplerle insanlar yaşamlarını korumak, işkence görmemek için göç etmek zorunda kalıyorlar. Her şeylerini terk ederek sadece canlarını kurtarmaya çalıyorlar. Modern ulus devletler ise, hakları sadece kendi vatandaşlarına tanıyor. Haklara sahip olmak için de, önce vatandaş olmanız gerekiyor. Değilseniz, insan olmanızın veya ölüm/işkence tehdidi altında olmanızın çok ta önemi yok. Aç ve soğukta kalmanızda onları çok ilgilendirmiyor. Bazıları misafirimiz deyip alıyor, sonra “kayseri pazarlıkları” için koz olarak kullanabiliyor. Memleketiniz yanmış, yakılmışsa, yurdunuz küresel zalimlerin oyun alanı olmuşsa, sizin payınıza ölümü göze alarak egeye/akdenize açılmak kalıyor.  Onbinlerceniz boğulsanız da önemi yok, “medeniyet” sağolsun…

Boğulmadan sınırı aşmışsanız bu defa da sizi bir Yunan adasında aylarca belki yıllarca açık hava hapsi yaşamanız bekliyor. Yerel halkın öfkesi, nefreti, bazen attığı taşlar hissenize düşüyor. Bazen kaldığınız çadırların yakılması, evraklarınızın yanması, hatta iltica talebi için çağrılanların unutulması sizi bekliyor…

Birkaç yüz sene önce olmayan ulus devlet sınırlarına kutsallık atfedenler, yeryüzünün Allah’ın emaneti olduğunu ve kimsenin malı olmadığını/ olamayacağını anlamayanlar, ulus devletleri kurup, etrafını tel örgülerle çevirerek, sadece kendilerinin yararlanacağı bir dünya oluşturmaya çalışıyorlar. Yanılıyorlar. Bu dünya hepimizin… Bugünün anlı şanlı vatandaşlarının yarın mülteci olmayacağının garantisi yok. Öyle ise tek çözüm, bu zihinsel saplantıyı aşarak, empati yapabilmek, kendimiz için istediğimiz güzellikleri başkaları  için de isteyebilmek ve insan olmanın temel vasfı olan paylaşmayı ahlak ve hayat tarzı yapabilmektir. Yoksa mazlumların çığlıkları hayatın bütün tadını kaçıracak, bizleri, insan olmaktan utandıracak…

Kendi iradesiyle olmayan, vatandaşlığı veya etnik kimliği değil, erdemli olmayı üstünlük bilen gönlübol iyi insanlara selam olsun…

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner13
    banner14
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Karikatür
    • Darbe Girişimi
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv